Türkiye, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin dışa bağımlılığını azaltmak için milli savunma sanayinde gösterdiği büyük yükselişle söz hakkına sahip olmaya başladığında, diğer devletlere verdiği mesaj fazlasıyla açıktı:

“Bensiz kart dağıtamazsınız”

Verilen mesajdaki meydan okumanın büyüklüğünü damarlarında hisseden batılı devletler, en büyük stratejilerini, en değerli kozlarını sahaya sürerek uyguladı. Adına G.A.B (Gizli Ajan Birliği) dedikleri bu oluşumun öncelikli hedefi, savunma sanayinde büyük başarılara imza atmış Türk mühendislerdi.
Takvimler 2006’yı gösterdiğinde, G.A.B Türkiye’de düzenlediği operasyonla savunma sanayinin başarılı mühendislerine gözdağını verdiğini düşünse de, Türkiye tam gaz yerlileşme politikasına devam ediyordu. Aradan geçen onca yıldan sonra G.A.B’ın inzivaya çekildiğini düşünenler; son milli üretimlerden biri olan Bora-12 keskin nişancı tüfeğinin testlerinde görevli mühendislerden birinin takip edildiğini bildirmesiyle en dehşetli yanılgıyı yaşadılar.
Önlem alınmalı, gerekirse karşılık verilmeliydi ve bunun için tarihin derinliklerinde kurulmuş, asırlardır en korkusuz, en becerikli savaşçıları barındıran güzide birlik ortaya çıkmalıydı.

Tesadüf o ki birliğin ismi bu büyük çarpışmanın fitilini ateşleyen üretimle aynıydı. Fırtına öncesi sessizlik sona ermişti ve BORA, yeni bir fırtına için artık hazırlığını tamamlamıştı.

İlk olarak; henüz Oğuz Han’ın doğmadığı, Göktürk Devleti’nin bozkurtlu bayrağının azametle yükselmediği, Selçuklu Devleti’nin çift başlı kartalının gümüş kanatlarını açmadığı, Osmanlı Devleti’nin ve de Türkiye Cumhuriyeti’nin ay yıldızının parlamadığı zamanlarda, loş bir odada, gökte fırtına koparken telaffuz edildi adı. “Devlet-i ebed müddet” anlayışını tüm benliğinde hisseden, savaşçılar, yiğitler, milletin ve devletin bağımsızlığını sağlamak ve bunu canları pahasına korumak için günümüze kadar gururla taşıdılar bayrağı. Adını o gece kopan fırtınadan alan BORA, tarihinde ilk defa büyük mücadelenin hazırlığına girmiş ve pasif durumdaki tüm hücrelerine “uyanma” çağrısı yapmıştır.


İkinci Dünya Savaşı’nın getirdiği acı ve yıkım, sadece Birleşmiş Milletler’in doğmasına neden olmamıştı. O savaşı kazanan büyük devletlerden birkaçının fikir birliği ettiği bir konu daha vardı -ki bu doğu bloku üzerinde tam hakimiyet sağlamak, suikastler tertip etmek, provakasyonlar icra etmekti. Birliğin temel görevi; gelişmekte olan ülkelerde sarsıcı operasyonlara imza atmasıydı. Uzun zamandır gözlemledikleri Türkiye’ye karşı caydırıcı, olmazsa yok edici bir strateji geliştirmek ve bunu uygulamakla görevlendirilen birlik, çoğu eski asker ve çocukluktan yetiştirilmiş uzmanlardan oluşuyordu. İstihbarat kaynaklarına göre birlik, tam teyakkuz koduna geçmiş ve Türkiye’ye karşı yoğun bir saldırının hazırlıklarını bitirmiştir.
x
Marvygames olarak çerezlerinizi (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi için Çerez Politikası sayfamızı ziyaret ediniz. Okudum, Anladım.